Online :
1
Bugün :
1
Toplam :
138676

Ekim Ayının Kültür-Sanat Hayatında ve Yaşantımızdaki Yeri

Cilt:7, Sayı:29 

 

Ekim ayı, tatil ve yaz rehavetinin tamamen atıldığı, kültür-sanat
faaliyetlerinin başladığı bir ay. Tiyatro perdeleri yavaş yavaş bu ayda
aralanır. Aynı zamanda ekim, kışın da habercisi. Sobalar ve kaloriferler
bu ayın sonuna doğru yanmaya başlar. Adı üstünde, çiftçilerimizin de
ekim ve dikim ayı.
 
Ekim ayı olaylarına bir göz atıyorum. Üzerinde durulacak pek çok
konu var. İlk haftası Camiler Haftası. Eylül de olduğu gibi, bu ayda da
bir hayli ünlü insanımızı kaybetmişiz. Şair Nedim’in, Katip Çelebi’in,
Mehmet Arısoy Dede’nin, Sokullu’nun, Cahit Sıtkı Tarancı’nın, Hüsamettin
Çelebi’nin, Ziya Gökalp’ın ve daha nice meşhurun vefat yıldönümleri
bu ay içerisinde.
 
İnebahtı Bozgunu, II. Kosava Savaşı,Varna Zaferi, I Haçova Zaferleri
de bu ayda cereyan etmiş. Yine bu ayda iki önemli gün de, 4 Ekim
Hayvanları Koruma, 10 Ekim de Dünya Ruh Sağlığı günü. Aynı zamanda
2001 yılı Dünya Ruh Sağlığı yılı olarak kabul edilmiş. Ve ayın
sonlarına doğru da Cumhuriyetimizin kuruluş yıldönümü.
 
Okuyucularımızın da takip ettikleri şekilde, Akademik Sayfa olarak
elimizden geldiği kadar, ayın önemli olayları üzerinde durmaya çalışırız.
Büyüklerimizin vefat yıldönümlerinde onları anmaya ve böylece
onlara vefa borcumuzu ödemeye gayret sarf ederiz. Fırsat buldukça bu
ayın da önemli olayları üzerinde durmaya çalışacağız.
Bu günlerde Camiler Haftası içerisinde bulunuyoruz. Aslında her
hafta camiler haftası, her gün camiler günü. Camilerin açılmadığı bir
gün düşünmek mümkün değil. Bu haftada yapılanlar her hafta yapılmalı.
Camilerimizin temizliğine itina gösterilmelidir.
 
Kur’an-ı Kerim’de Tevbe Suresi’nin 18. âyetinde mescitlerin imarı
ile ilgili olarak şöyle buyrulmaktadır :
“Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, gereği
üzere namaz kılan, zekat veren, Allah’tan başkasından korkmayan kimseler
imar eder, onarır. İşte hidayet üzere bulunanlardan oldukları umulanlar
bunlardır.”
 
Cami ve mescitlerin imarını iki manada almak gerekir. Birisi maddî
manada cami ve mescit bina etmek, mevcutları yaşatmak, eskileri onarmaktır.
Manevî manada da, cami ve mescitleri ibadet yönünden boynu
bükük bırakmamaktır.
 
İslâm gerçekten bir cemaat dinidir. Zaman zaman bir araya gelmeye,
bazı ibadetleri birlikte ifa etmeye, birlik ve beraberliğe büyük önem
verir. Vakit namazlarından Cuma namazlarına, cumadan bayram namazlarına
ve yılda bir olmak üzere, Hac ve Arafat’ta bir araya gelmede
büyük fayda ve hikmetler vardır.
 
Renkleri, dilleri, milliyetleri ve mezhepleri biri birinden farklı milyonlarca
Müslüman’ın Hac’da toplanması ne muhteşem bir olaydır.
İşte cami ve mescitler, Müslümanlar arasında cemaat ruhunu pekiştiren,
birlik ve beraberliklerini kuvvetlendiren kutsal mekanlardır.
Asr-ı saadetle, dört halife döneminde mescitler hem ibadetlerin yapıldığı,
hem vaaz ü nasihatlerin dinlendiği, hem meşveretlerin gerçekleştirildiği
önemli kararların alındığı, zaman zaman da yabancı misafirlerin
kabul edildiği yerlerdi.
 
Türk-İslâm geleneğimizde bütün hayır müesseseleri yanında cami,
mescit inşa ve imarına büyük önem verilir. Ve yapılan bu eserlerin
ilânihaye yaşaması için bunlara vakıflar tahsis edilir. Bu gelenek günümüze
kadar devam etmiştir. Her mahalle veya semtte birkaç cami ve
mescit vardır.
 
“Kendime bir saray yapıp da yanında daha yüksek bir cami inşa
etmezsem Allah’tan utanırım.” diyen Selçuklu sultanı, devlet adamlarının
bu konudaki hassasiyetlerini dile getirmiş olur. Bu anlayış
Osmanlı’da da devam etmiştir.
 
Cami ve mescitlerin önemli bir fonksiyonu da, tarih boyu bunların
bir eğitim ve öğretim mahalleri olarak görev yapmış olmalarıdır. Konu
üzerinde uzunca durmak gerekir.
 
Yukarıda, bu ay Divan Şiiri devlerimizden Nedim’in de vefat yıldönümü
olduğundan bahsetmiştik. Evet 2 Ekim onun vefat yıldönümü.
Fırsat bursak gelecek hafta ondan söz açmak isterim. Ekim ayının
önemli olayları ile ilgili sohbetimizi onun İstanbul’la ilgili meşhur bir
beyti ile noktalayalım.
 
Bu şehr-i Stanbul ki bî misl ü behâdır

Bir sengine yekpâre Acem mülkü fedâdır.

 

Telif Hakkı. Mehmet Ali UZ © 2007. Tüm Hakları Saklıdır.
Bilgi Rehber