Online :
2
Bugün :
13
Toplam :
150129

Abdullah Uçar Hoca'dan yeni bir eser daha:"Terör ve İslam"

Günümüzde toplumları yakinen ilgilendiren konuların başında terör konusu geldiğini kimse inkâr edemez. Geçenlerde bir gazete haberi dikkatimi çekmişti. İstanbul Kitap Fuarı’nda en çok satılan kitaplar terörle ilgili kitaplar olmuş.
İşte Abdullah Uçar Hocamızın da yeni eseri, terörle ilgili. Adı, “Terör ve İslâm”. Bu eser, Uçar Hocamızın dokuzuncu eseri. Muhyiddin-i Arabî Hazretleri dokuz rakamına büyük önem atfeder. Bu bakımdan dokuz rakamı, bir bakıma olgunluğun bir işareti gibi algılanabilir. Bu da bir bahs-i diğer.
Abdullah Uçar Hoca enine boyuna bu konuyu eline almış. Pek çok yönüyle terörü anlatıyor. İslâm’a yapılan haksızlıkları dile getiriyor.
Takdim ve Önsöz’den sonra kitabın ana konu başlıkları şöyle:
İslâm’ın İnsana Verdiği Değer. (s.19-22)
İslâm’da İnsan Hakları. (s.23-39)
Terör ve İslâm.(s.40-48)
Haçlılar ve Terör.(s.49-92)
Yahudiler ve Terör. (s.105-127)
Osmanlı’da İnsan Hakları. (s.128-134)
Osmanlı’ya (Türklere) Uygulanan Terör. (s.135-160)
Günümüzde Haçlı Terörü. (s.178-268)
Ve onlarca ara başlık.
Eserin tamamı 288 sayfa. Kitap, Netice Bölümü ile son buluyor.
Eser sıradan kaleme alınmış, sade suya tirit kabilinden ortaya çıkarılmış kitaplardan değil. “Terör ve İslâm” araştırma mahsulü, tarihi örneklerle dolu, otuz yıllık bir birikimin mahsulü. Müellifi, değerli dostumu bütün samimiyetimle kutluyorum.
Abdullah Hoca, usulüne uygun okuyan, araştıran, düşünen, duyan değerli ve örnek bir din adamı.
Bundan 25-30 yıl önce onu ilk tanıdığım gün, vaazına hayran olmuş ve çok takdir etmiştim.
Vaazları, üniversite öğrencilerini, akademisyenleri ve aydın insanları tatmin ediyor. Ve bu aydın kesim, merkezi vaazlarda sık sık kendisini dinlemek istediklerini dile getiriyorlar. Nedense yönetim bu isteğe kulak tıkıyor. Özellikle bu kesim, otuz yıl önce söylenenlerin günümüzde de tekrar edilip durmasından şikâyetçi. Bunları biz söylemiyoruz.
Maalesef son 20-30 yılda bir kısım din adamımızın siyasetin gayyasında kaybolduğu gibi, büyük bir bölümü de okuyarak araştırarak kendini yenileyemedi. Onun için günümüzde kitaplarının başından kalkmayan, devamlı mütalaada bulunan, İslâm hukukunun inceliklerine vâkıf, Bozkırlı Mustafa (Parlaktürk) Efendi ve eser üstüne eser veren Abdullah Uçar gibi müdekkik ve mütehassıs din adamı yetiştiremedik.
Biraz da sistem, din adamlarının öne çıkmasını ve topluma yön vermesini istemiyor. Halbuki toplumu yakasından tutup silkecek, ona yön verecek, ruh mimarlarından iki meslek mensubundan birisi öğretmenler, ikincisi de din adamlarıdır.
Eğer istenilen kalite ve seviyede, öğretmenle din adamını yetiştirebilmiş olsa idik, bugün Türkiye çok farklı bir yerde olurdu. Bu sebeple söylediklerimizden kimse alınmamalıdır.
Galiba Diyanet İşleri, okumanın, din adamlarının kendi kendisini yetiştirmesinin önemini yeni kavramaya başladı. Geçenlerde Diyanet İşleri Başkanı’nın gazetelerde konu ile ilgili bir açıklaması vardı. Zararın neresinden dönerseniz, o da kârdır diyoruz.
Yazarımızı tekrar tebrik ediyor, daha nice böyle güzel eserlere temennisiyle konuya ilgi duyanların çekinmeden Abdullah Uçar Hocaya ulaşmalarını duyuruyoruz.

Telif Hakkı. Mehmet Ali UZ © 2007. Tüm Hakları Saklıdır.
Bilgi Rehber