Online :
5
Bugün :
76
Toplam :
145025

Trafik Terörü

Toplum, tırmanan PKK teröründen dolayı ramazanın son günlerinden beri bütün millî hassasiyetiyle ayakta. Allah sonunu hayır etsin.
Bir terör türü daha var ki, verdiği zarar dolayısıyla hiç de PKK teröründen kalır yanı yok. Şehir içlerinde bile ölümlü kazalara bolca rastlanmaya başlandı.
Kurallara uymama ve hak ihlâlleri sürücülerin çoğunda alışkanlık hâline geldi. Aslında bunun tersi, yani kurallara uyma, hak ve hukuka riayet alışkanlık hâline gelmeli idi. Bunu gerçekleştiremedik.
Hele aşırı sürat, anarşinin ta kendisi. Şimdi bu kötü alışkanlığın bedelini ödüyoruz. Kötü ve zararlı davranışlar alışkanlık hâline geldi mi, bunu ceza ile bile engelleyemezsiniz. Adam cezayı öder, ama yine bildiğini yapar. Bunun en kötü ve tehlikeli tarafı bu davranışların, kötü örnek teşkil etmesi. Toplumun ve yönetimin bu konuda son derece hassas olması gerekir.
Acele edip sarı-kırmızı ışık arasında geçmek başka, onlarca araç kırmızı ışıkta beklerken, yanınızdan birisinin fırlayıp gitmesi daha başkadır. Bu resmen kurallara uyan insanları tahrikten başka bir şey değildir. Böyle durumlarda bir çok araç sürücüsü, kendilerini enayi yerine konmuş hissederek, onlar da kırmızı ışıkta geçmeye başlıyorlar.
En çok kafamı attıran şey, geçiş sırası beklerken gayr-i nizami şekilde ikinci veya üçüncü sırada araçları sıkıştırarak hepsinin önüne geçme hareketidir. Burada sadece bir trafik kuralını ihlâl değil, açıkça bir hakkın gaspı da söz konusudur. Bu yoz ve ahlâksız adamlar, dakikalarca önce gelen araçların önüne geçecek, diğerleri yeşil ışık için belki, birkaç sefer daha bekleyecektir.
Bu ihlâllerin nerelerde daha çok yapıldığını mutlaka trafik görevlileri ve yöneticiler de biliyordur.
Alt geçitlerden, sanayiye ulaşan demir yolunun kuzeyindeki yolun yarısı sadece gidiş, demiryolundan sanayiye giden kısmı ise hem gidiş hem geliştir. Demiryolu yanındaki kırmızı ışıkta demir yolundan veya karşıya geçmek için iki sıra araç kuyruğu olur. Eğer kuyruk uzamışsa, demir yolundan sağa dönecek olan araçların yolunu kapatarak üçüncü bir sıra daha oluşturuyorlar. İster istemez bu durumda trafik tıkanıyor. Bundan sonra söğüşmeler, dögüşmeler kırla gidiyor. Trafik polisi gelinceye kadar da yol açılamıyor. Buna sebep olan insanlar kötü ruhlu, hak hukuk tanımayan trafik anarşistleridir. Bunun başka türlü izahı olamaz.
Ramazanda iftara doğru bahsettiğim yerde böyle bir durum hasıl olmuş. Trafik tıkanınca, oradaki bazı araç sürücüleri arabalarından inip o hak hukuk ve kural tanımayan adamı bir güzel benzetmişler. Adam da zoru görünce geri geri giderek yolu açmak mecburiyetinde kalmış. Vatandaşın kendi hakkını kendisinin almasına hukuk dilinde, ihkâk-ı Hak denir. Bu da suçtur. Bu da toplumu anarşiye götürür. Trafik görevlileri buna da meydan vermemelidir.
Trafikte hak ve kural ihlâllerinin aynı zamanda manevî bir vebal olduğunu, kul hakkının söz konusu bulunduğunu din adamlarımız da gündeme getirmelidir. Rast gele araba park ederek insanların geçişini zorlaştıranlar, sadece bir trafik kuralını ihlal etmiş olmazlar, aynı zamanda insanların haklarını da ihlâl etmiş olurlar. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu tür sosyal konulara da eğilmeleri gerektiğini düşünüyoruz.
Birde trafik anarşisini körükleyen sebeplerin başında, alkollü araç kullanımı gelir. Yapılan araştırmalara göre kazaların %60’ının sebebi budur. Hukukî düzenlemeler buna göre yapılmalıdır.
İl Emniyet Müdürü ve Trafik Şube Müdürü’müzden rica ve istirhamımız bu trafik anarşistlerine fırsat vermemeleridir.

Telif Hakkı. Mehmet Ali UZ © 2007. Tüm Hakları Saklıdır.
Bilgi Rehber